HATABİYOGRAFİ
Merhaba, ben Cihan Oğuz El sıkışalım, anlaşalım Siz tanrısınız: Mağrur, bağışlayıcı, adaletli Ben hep yapayalnız sandım sizi, yanıldım Aşklara paye biçerken bile o fitne yapıştı kalbime
Yoldan çıkmadım, evet Kin kusmadım kimseye, tamam Sabahları 6.30’da cep telefonum tıngırdayıp durdu Akşamları 20.30’da zor attım kapağı eve Biricik kızımı özledim, sarıldım, şımarttım Ölüme gizli gizli meydan okudum o anlarda Kalbim deli bir poyrazdı Esti durdu kendi hikâyesine
Ben Cihan Oğuz, güzel mevlâm Şair, gazeteci, az buçuk eleştirmen, komedyen Kel, tikli, 48 kilo, boyu 1.70 Her sabah duayla kalkıp geceleri duayla yastığa baş koyan Her şeyden vazgeçip sana koşmaya kalksam adı aşk mı olacak Ayrılık mı sırıtacak yoksa acı acı?
Öyle paramparça oldu ki yıldızlar Öyle toz bulutu esti ki hayat Kimi ansam gizli gizli ağlayan bir çocuk tepiniyor beşikte
Tanrım, biricik generalim, pupa yelkenim Dümende zavallı kalbim, titrek elim, tedirgin gözlerimle Kırk altılık oldum, delicesine Yaşımı başımı aldım, yılları çiğnedim Yıllar da beni hasıraltı edip aldı intikamını
Ben Cihan Oğuz canım Allahım Yedi milyar kulundan en sivri dillisi En edepsizi Belki en korkağı ölüme yol alırken Üstelik en piçi
Kendi falıma bakmadım henüz, hiç bakmayacağım Ben mi? Galiba Cihan Oğuz Yalvarışı isyana tercüme etmeye çalışırken Kopya çekmek suçundan sabık
|